FÜTUHAT DESTANI
(BAYRAK, SANCAK VE TUĞ)
Tezhibi ilahidir; duygularından semâya yükselen kutsal medeniyetinin atisi
Mefharı âlemdir sancakların, bayrakların, tuğların, asaletinin o ilahi mefkûresi
Yükselirdi tarih boyunca, atabeylikleri, Oğuz boylarının ahi, asil milletleri
Mânâ ikliminde yücelirdi, doğudan batıya coşardı erdemin kaynakları daima
Kutsal değerler manzumesidir; tarih boyunca gelişen saf ruhunun aziz medeniyeti
Yaşama iklimi, ezeli ebedi kader sahnesinde zamanın mekânın ötesindedir
Nizamı âlemde, adalet hizmetlerinin ilahi gayesi, insanlık içindir daima
Tuğlarında yükselirdi bütün uygarlıklar, dalgalanırdı bayrak ve sancakları semada
Kutlu çağın ali medeniyeti, yüksek ahlak, edep ve hayâ madeninin ruh kimyasıdır
Yaşardı maddi manevi hayatının derinliklerinde insanlık ruhunun öz manasını
Duygu, düşünce ve teşebbüs hürriyeti, evrensel ahlak bilinciyle yaşatırdı herkesi
Şekil verirdi insanlığa, yüce iradesi medeniyetinin ebediyet ikliminde
Bayraklarında, sancaklarında, tuğlarında yükselirdi daim huzur, güven, sevgi ortamı
Yaşar, yaşatırdı milletleri, sosyal yaşamın her biçiminde, kültürünün özgürlüğünde
Şefkatle dalgalanan o özgür o yüce seda, bayrak ve sancaklarının gölgesi altında
Yaşardı daim insanlık âlemi, kendi kültürünün dil, din ve sanatının merkezlerinde
Adaletinin nizamı âlemde şefkatli hizmeti, ruh medeniyetinin cömertliğinde
Nurunla aydınlanırdı karanlık gecesi, geride kalmış uygarlıkların medeniyeti
Yükselirdi seninle daima uygarlıklar atisi, nehir gibi akan tarihin seyrinde
Huzur ve güven verirdi insanlık âlemine; o ulvi bayrakların, sancakların, tuğların
Engin iman, ilim, ihlâs, sabır ve tevâzu, mârifetullah iklimidir esen meltemleri
Hayat iksiridir madde mânâ ikliminde, cihana rahmettir manevi râhı intibahı
Faziletin mihengidir nazari tedrisi, hakayiki hulki remzi işarettir âlemde
Aynalaşırdı Hak tecellisi kalplerinde, tezhibi ilahidir rüyetinin bayrakları
Bir muştunun kutsal medeniyeti, yükseltirdi uygarlığını ta ki zeminden arşa kadar
Tarihe sığmaz yüce manası, zaman ve mekân ötelerin ötesindedir Hakkın şeması
Şekillenir kutsal irade, ebediyet manasının ikliminde Kuran’ı Muhammedi ruh
Bayraklarında görünür mirat-ı âlem, dostluğunun, hoşgörünün, şefkatinin ibaresi
Dalgalanırdı sancakları, yücelirdi yedi semada yıldızları, tuğları, bayrakları
Fışkırırdı gerçeğin nüvesinde hayat ağacı gibi âli sancakları, yüce tuğları
Fütuhatla dalgalanan ulvi bayrakların, tuğların, sancakların cihanda mana fethidir
Şefkatle, merhametle, adaletle yönetirdi bütün insanlığı tevhidi mücerret gibi
Her türlü şekil ve renkten arıdır saf, ihlâslı ruhunun cihanı âleme yansımaları
Din, bilim, ilahi tasarımı, uygarlık tarihinde yaşatırdı medeni cilvegahını
Dalgalanırdı yüce semada ilahi adalet için bayrakları, tuğları, sancakları
Eserdi meltemleri insanlığa iklimi sultanı aşkın bad-ı saba gibi rüzgârları
Vahdet düşüncesinde bulunurdu sürekli milletlere meratibinin âli hulkiyeti
Saf iradesinde belirirdi samimiyet, namusu hamiyet, sadelik, varlık tasavvuru
Coşardı rahmetinin ırmaklarında çağlar boyu insanlık içinde hayat, irfan rehberi
Bayrak, sancak ve tuğlarında şekil verirdi cihanı âleme cömertçe hakkı, hürriyeti
Akşam güneşi gibi o gül rengini şüheda kanından almıştır ali sübhan bayrakların
Turu semada yıldız gibi altın sırmayla nakışlanır ayet ayet o yüce sancakların
Belirir aynasında sırrı iki cihanı âlemler, nuru şemsi, ruyu mahı, yıldızların
Şiarı; tuğlarında yükselir ruyu nuh felek, âlemi kâinat, yıldızlar ve galaksiler
Fetih, fütuhat anlayışın hürriyet kavramıdır dünyanın medeniyet tarihi içinde
Yargı eşitliğinde gelişirdi milletlerin düşünce, hürriyet, teşebbüs anlayışları
Dünya milletleri içinde, en asil mürüvvet ve fütüvvet semasının kutsal hamisidir
Yansırdı bayrak, tuğ ve sancaklarında, ezeli ve ebedi cihan hâkimiyeti mefkûresi
Allah bilinci, peygamber terakkisi, ibadeti, ilahi kitapları, kutsal şehirleri
Uygarlık terakkisi, hayat-ölüm anlayışı, dünya ahir ruhunda ötelerin ötesi
Vahdetteki tek kıbleyi gösterir miratı can pusulasında ruhaniyetin terakkisi
Tebşiri ilahidir; ümmeti davette bayraklaşan kutsi name, sedayı ulvi ezanı
Tuğların, sancakların, bayrakların gölgesinde özgür yaşar korkusuz millet mozaikleri
Güneş gibi ışık saçar halka, hiç ayrım gözetmeden dağıtırdı adaletle nimetleri
Gece seması mehtaba döner de belirirdi al bayrakları ruhsarı cihanı âleme
Badı saba meltemleri, bayrağında yeniden doğuşu belirtirdi ulvi subhi seherde
Akınlar vardı; doğudan batıya coşkun akan seller gibi ırmakları cihanı âleme
Nazmı cemilinde o kutsal seda o ulvi mehter, nevbet vururdu insanlığa her seherde
Işık, nur tufanı dalgalanırdı yüce tahtı tacından, iklimi dünyaya İslam yurdundan
Ay, yıldız mavi semada, deniz dalgaları gibi şekillenirdi bayrak, tuğ ve sancakları
Cihan tarihinin bir ırmak gibi akıp sürekli şekilden şekle girmesi neyi belirtir?
Bayrakların, devletlerin değişmesi, cihanı âlem bağında sanki farklı mevsimler gibi
An ve zaman boyutları, değişik rüzgâr esintileri nice kutlu kültürler geliştirir
Deniz dalgaları gibi bayrakları, tuğ ve sancakları mana boyutlarını aştırırdı
Celalinin sert ve duygulu bakışları, ne söylerdi, neler anlatırdı farklı milletlere?
Yaşanır duyguların mevsimlerinde kar, buz ve dolunun tabiattaki kanun ilkeleri
Uygarlığında yükselen, alçalan; kadim kültür, sanat, edebiyat, felsefe merdivenleri
Bayraklarında, yansırdı değişik şekilde renklerin raksı, folklorunda belirir benleri
Tecellide zıttıyla görünen, yaşanan cihanı âlem sahnesinin cilvesi tuluatı
Perdeyi ruhsarında beliren küfür ve zulmet, diğeri ise gerçek iman, amel ve ihlâs
Biri aydınlık, karanlık; diğeri ise ulvi ve süfli âlemler gibi görünen gerçeklik
Biri kara zulmani bayraktır, diğeri semanın burçlarında parlayan nurani bayraktır
Kesretin zulümatı bukalemun, sürekli serap gösterir gaflet ehline ruyu zahirde
Nazar eyle de bak! Maddenin her türlü şekle dönüşümünde ne gerçekleşir devri âlemde?
Çeşitli mağaralar, derin, karanlık, erişilmez kuyular vardır insanlığın kaderinde
Hisarında dalgalanır bayrak, sancak, iki denizi birleştirmeyen seddinin berzahında
Muhabbet saadet kimyasıdır ünsiyet meclisi, ta bezmi ezelden gelir hikmet şurası
Bayraklarında görünürdü envarı varidatı kuddusiye, zatı ilahi kutsal mana
Sırrı tevhidi rahmandır özünde, marifetullah belirir adalet kudretin tuğrasında
Yaşatırdı sancaklarında cihanı âlem milletleri, Halil’i İbrahim sofrası gibi
Tuğların güneşin altın tahtı, sancakların; yedi semanın sahı âleminde nişanedir
Bayraklarında görünür, dokuz felek belirir, mana bahri sarayında kevkebi dürri lüb
Ey ezelden gelip ebede giden kervanlar, o yüce seda, o asil duyguların nerdendir?
Dalgalanırdı meltem meltem semada bayrakların, yansırdı cihana sürekli hep o mana
Halis, dil sultanı şehriyardır miratı âlem iki cihanda saltanat tahtının otağı
Fiiller aynasından yansır ta ezel ebed bayramların, ruyu kalbin sübhani miratında
O kutsal bayrak, o yüce seda, tuğ ve sancakların, mürüvvet risalesi risaleti haktır
Görünür kalbinin miratında zahir, bâtın saltanatı, genci zatın manevi hakikati
Mefharı âlemdir sancakların, bayrakların, tuğların, asaletinin o ilahi mefkûresi
Yükselirdi tarih boyunca, atabeylikleri, Oğuz boylarının ahi, asil milletleri
Mânâ ikliminde yücelirdi, doğudan batıya coşardı erdemin kaynakları daima
Kutsal değerler manzumesidir; tarih boyunca gelişen saf ruhunun aziz medeniyeti
Yaşama iklimi, ezeli ebedi kader sahnesinde zamanın mekânın ötesindedir
Nizamı âlemde, adalet hizmetlerinin ilahi gayesi, insanlık içindir daima
Tuğlarında yükselirdi bütün uygarlıklar, dalgalanırdı bayrak ve sancakları semada
Kutlu çağın ali medeniyeti, yüksek ahlak, edep ve hayâ madeninin ruh kimyasıdır
Yaşardı maddi manevi hayatının derinliklerinde insanlık ruhunun öz manasını
Duygu, düşünce ve teşebbüs hürriyeti, evrensel ahlak bilinciyle yaşatırdı herkesi
Şekil verirdi insanlığa, yüce iradesi medeniyetinin ebediyet ikliminde
Bayraklarında, sancaklarında, tuğlarında yükselirdi daim huzur, güven, sevgi ortamı
Yaşar, yaşatırdı milletleri, sosyal yaşamın her biçiminde, kültürünün özgürlüğünde
Şefkatle dalgalanan o özgür o yüce seda, bayrak ve sancaklarının gölgesi altında
Yaşardı daim insanlık âlemi, kendi kültürünün dil, din ve sanatının merkezlerinde
Adaletinin nizamı âlemde şefkatli hizmeti, ruh medeniyetinin cömertliğinde
Nurunla aydınlanırdı karanlık gecesi, geride kalmış uygarlıkların medeniyeti
Yükselirdi seninle daima uygarlıklar atisi, nehir gibi akan tarihin seyrinde
Huzur ve güven verirdi insanlık âlemine; o ulvi bayrakların, sancakların, tuğların
Engin iman, ilim, ihlâs, sabır ve tevâzu, mârifetullah iklimidir esen meltemleri
Hayat iksiridir madde mânâ ikliminde, cihana rahmettir manevi râhı intibahı
Faziletin mihengidir nazari tedrisi, hakayiki hulki remzi işarettir âlemde
Aynalaşırdı Hak tecellisi kalplerinde, tezhibi ilahidir rüyetinin bayrakları
Bir muştunun kutsal medeniyeti, yükseltirdi uygarlığını ta ki zeminden arşa kadar
Tarihe sığmaz yüce manası, zaman ve mekân ötelerin ötesindedir Hakkın şeması
Şekillenir kutsal irade, ebediyet manasının ikliminde Kuran’ı Muhammedi ruh
Bayraklarında görünür mirat-ı âlem, dostluğunun, hoşgörünün, şefkatinin ibaresi
Dalgalanırdı sancakları, yücelirdi yedi semada yıldızları, tuğları, bayrakları
Fışkırırdı gerçeğin nüvesinde hayat ağacı gibi âli sancakları, yüce tuğları
Fütuhatla dalgalanan ulvi bayrakların, tuğların, sancakların cihanda mana fethidir
Şefkatle, merhametle, adaletle yönetirdi bütün insanlığı tevhidi mücerret gibi
Her türlü şekil ve renkten arıdır saf, ihlâslı ruhunun cihanı âleme yansımaları
Din, bilim, ilahi tasarımı, uygarlık tarihinde yaşatırdı medeni cilvegahını
Dalgalanırdı yüce semada ilahi adalet için bayrakları, tuğları, sancakları
Eserdi meltemleri insanlığa iklimi sultanı aşkın bad-ı saba gibi rüzgârları
Vahdet düşüncesinde bulunurdu sürekli milletlere meratibinin âli hulkiyeti
Saf iradesinde belirirdi samimiyet, namusu hamiyet, sadelik, varlık tasavvuru
Coşardı rahmetinin ırmaklarında çağlar boyu insanlık içinde hayat, irfan rehberi
Bayrak, sancak ve tuğlarında şekil verirdi cihanı âleme cömertçe hakkı, hürriyeti
Akşam güneşi gibi o gül rengini şüheda kanından almıştır ali sübhan bayrakların
Turu semada yıldız gibi altın sırmayla nakışlanır ayet ayet o yüce sancakların
Belirir aynasında sırrı iki cihanı âlemler, nuru şemsi, ruyu mahı, yıldızların
Şiarı; tuğlarında yükselir ruyu nuh felek, âlemi kâinat, yıldızlar ve galaksiler
Fetih, fütuhat anlayışın hürriyet kavramıdır dünyanın medeniyet tarihi içinde
Yargı eşitliğinde gelişirdi milletlerin düşünce, hürriyet, teşebbüs anlayışları
Dünya milletleri içinde, en asil mürüvvet ve fütüvvet semasının kutsal hamisidir
Yansırdı bayrak, tuğ ve sancaklarında, ezeli ve ebedi cihan hâkimiyeti mefkûresi
Allah bilinci, peygamber terakkisi, ibadeti, ilahi kitapları, kutsal şehirleri
Uygarlık terakkisi, hayat-ölüm anlayışı, dünya ahir ruhunda ötelerin ötesi
Vahdetteki tek kıbleyi gösterir miratı can pusulasında ruhaniyetin terakkisi
Tebşiri ilahidir; ümmeti davette bayraklaşan kutsi name, sedayı ulvi ezanı
Tuğların, sancakların, bayrakların gölgesinde özgür yaşar korkusuz millet mozaikleri
Güneş gibi ışık saçar halka, hiç ayrım gözetmeden dağıtırdı adaletle nimetleri
Gece seması mehtaba döner de belirirdi al bayrakları ruhsarı cihanı âleme
Badı saba meltemleri, bayrağında yeniden doğuşu belirtirdi ulvi subhi seherde
Akınlar vardı; doğudan batıya coşkun akan seller gibi ırmakları cihanı âleme
Nazmı cemilinde o kutsal seda o ulvi mehter, nevbet vururdu insanlığa her seherde
Işık, nur tufanı dalgalanırdı yüce tahtı tacından, iklimi dünyaya İslam yurdundan
Ay, yıldız mavi semada, deniz dalgaları gibi şekillenirdi bayrak, tuğ ve sancakları
Cihan tarihinin bir ırmak gibi akıp sürekli şekilden şekle girmesi neyi belirtir?
Bayrakların, devletlerin değişmesi, cihanı âlem bağında sanki farklı mevsimler gibi
An ve zaman boyutları, değişik rüzgâr esintileri nice kutlu kültürler geliştirir
Deniz dalgaları gibi bayrakları, tuğ ve sancakları mana boyutlarını aştırırdı
Celalinin sert ve duygulu bakışları, ne söylerdi, neler anlatırdı farklı milletlere?
Yaşanır duyguların mevsimlerinde kar, buz ve dolunun tabiattaki kanun ilkeleri
Uygarlığında yükselen, alçalan; kadim kültür, sanat, edebiyat, felsefe merdivenleri
Bayraklarında, yansırdı değişik şekilde renklerin raksı, folklorunda belirir benleri
Tecellide zıttıyla görünen, yaşanan cihanı âlem sahnesinin cilvesi tuluatı
Perdeyi ruhsarında beliren küfür ve zulmet, diğeri ise gerçek iman, amel ve ihlâs
Biri aydınlık, karanlık; diğeri ise ulvi ve süfli âlemler gibi görünen gerçeklik
Biri kara zulmani bayraktır, diğeri semanın burçlarında parlayan nurani bayraktır
Kesretin zulümatı bukalemun, sürekli serap gösterir gaflet ehline ruyu zahirde
Nazar eyle de bak! Maddenin her türlü şekle dönüşümünde ne gerçekleşir devri âlemde?
Çeşitli mağaralar, derin, karanlık, erişilmez kuyular vardır insanlığın kaderinde
Hisarında dalgalanır bayrak, sancak, iki denizi birleştirmeyen seddinin berzahında
Muhabbet saadet kimyasıdır ünsiyet meclisi, ta bezmi ezelden gelir hikmet şurası
Bayraklarında görünürdü envarı varidatı kuddusiye, zatı ilahi kutsal mana
Sırrı tevhidi rahmandır özünde, marifetullah belirir adalet kudretin tuğrasında
Yaşatırdı sancaklarında cihanı âlem milletleri, Halil’i İbrahim sofrası gibi
Tuğların güneşin altın tahtı, sancakların; yedi semanın sahı âleminde nişanedir
Bayraklarında görünür, dokuz felek belirir, mana bahri sarayında kevkebi dürri lüb
Ey ezelden gelip ebede giden kervanlar, o yüce seda, o asil duyguların nerdendir?
Dalgalanırdı meltem meltem semada bayrakların, yansırdı cihana sürekli hep o mana
Halis, dil sultanı şehriyardır miratı âlem iki cihanda saltanat tahtının otağı
Fiiller aynasından yansır ta ezel ebed bayramların, ruyu kalbin sübhani miratında
O kutsal bayrak, o yüce seda, tuğ ve sancakların, mürüvvet risalesi risaleti haktır
Görünür kalbinin miratında zahir, bâtın saltanatı, genci zatın manevi hakikati